Eki 27
Öte Yer - Everest yayınları(2005)
Türü: Polisiye, bilimkurgu, fantezi, korku, gerilim, ‘action’, mistisizm ve bilim. 375 sayfa
14 Temmuz 1969. Washington. Eski bir CIA ajanı olan Dean Palmer Pentagona çağırılır. Çok garip bir olay meydana gelmiştir. Aya iki yıl önce inen ve kullanma süresi çoktan geçmiş bir sonda aracından mesaj gelmiştir. Mesaj “Is everything OK D-Boy?”dur. D-Boy bay Palmer’ın takma adıdır. Amerikan gizli servisi ordunun elindeki en gelişmiş bilgisayarı önce Paris’teki Amerikan konsolosluğuna, sonra da İzmir’deki Amerikan konsolosluğuna ve en nihayet İnciraltı adlı küçük bir tatil beldesine telefon etmekte kullanan şakacı ve süper teknoloji sahibi yaratığın peşindedir. Bay Palmer İzmir’e yollanır. Görevi mesaj sahibini bulmak ve Amerika için çalışmaya ikna etmektir. Bu arada İnciraltı’da ki belediye mensuplarına ait kampta hayat bir rehavet içinde sürmektedir. Bu rehaveti zorlayan çeşitli noktalar mevcuttur haliyle. Sermet adlı bir plaj müdürü sinsi bir planla soygun yapma peşindedir.
Kampın en yetkili şahsı başhekim, karısı beyin kanamasından ansızın ölünce kadını evinin yanındaki inşaat çukuruna gömmüştür. On beş yaşındaki bir genç kıza musallat olan kötücül bir ruh da işe tuz biber katmaktadır.
Yatır ve Muska’dan tanıdığımız kahramanımız Sarp Sapmaz da babasının belediyeci olması hasebiyle orada bulunmaktadır.
Bir de Ay’daki bozuk bir sondayı telefon işinde kullanan şakacı kimse vardır. Dünyalı değildir. Sarp Sapmaz’la ilişkiye geçerek ondan kozmik bir reaksiyonda rol olmasını rica eder. Bunun için birkaç test yaparlar. Sarp, Öte Yer denen dünyadan türemiş bir gerçekliği deneyimler.
Amerikalılar İnciraltı’nda telefoncuyu avlamak için bay Palmer’ın bilgisi dışında insan ve malzeme yığmışlardır. Bay Palmer oyuna getirildiğini, işi bitince tasfiye edileceğini anlayınca Sarp Sapmaz’la işbirliği yapar. Çeşitli disiplinlerin iç içeliği öyküye renkli bir süreklilik ve heyecan verici bir ruh katar.
Bu arada Sermet eylemine başlar. İlk işi bir cinayettir. Kötücül ruh elinde tuttuğu genç kızı salmamak için direnmektedir. İşe bir de CIA katılınca taşlar iyice yerinden oynar.
Beklenmedik bir son karnaval şenliği gibi öyküyü eğlenceye boyar.
Eki 27
Yatır - Everest yayınları (2005)
Türü: Polisiye, bilimkurgu, fantezi, korku, gerilim, ‘action’, mistisizm ve bilim.607 sayfa
“Kimyacı ve medyum Sarp Sapmaz’ın gençlik maceraları. Sadık Yemni’nin son kitabı “Yatır”, yeni bir Sarp Sapmaz macerası. Kimya tutkusunu ve medyumluk yeteneğini esrarengiz olayları çözmekte kullanan Sarp, 1968 yılında geçen bu hikayede henüz 17 yaşında bir delikanlı.
Ancak karşılaştığı sorunlar her zamanki gibi başından büyük… Yazarın 1996 yılında yayımlanan “Muska” adlı kitabının devamı ve İzmir üçlemesinin de ikinci halkası olan “Yatır”da, Yemni hepimizin yakından bildiği bir halk hurafesinden yola çıkmış. Roman İzmir Alsancak’ta bir ev ve o evin bodrumundaki taşlar üzerine kurulu.
sas kurgu 7000 yıl öncesine dayanmakta. 1800’den itibaren evi satın alan ailenin erkekleri lanetleniyor ve 21 yıllık aralıklarla ya ölüyor ya da ortadan kayboluyorlar. Kitaba 1925’de kehanetin niteliğini duymakla başlıyoruz. 1926’da Kılarınopules ailesinin genç ferdi ressam kehanete karşı çıkar ve garip bir şekilde kaybolur.
1947’de büyük oğlu annesinden kehanetin mahiyetini öğrenince evi yakmayı dener. Ateş sadece onu ve yardımcısını kül eder. Böylece olayın sonuçlanacağı 1968’e varırız. Buraya kadar tamamen bir korku gerilim şeklinde ilerleyen “Yatır”da daha sonra işler karışmaya başlıyor. Romanın eş zamanlı ilerleyen bölümlerini okudukça korku, yerini fantastik türün ve bilimin sınırlarını zorlayan ilginç bir hikayeye bırakıyor.
Zaten Yemni de kendi yazdığı türün ne korku ne fantastik ne de bilimkurgu olmadığını kabul ediyor. Hatta yazdığı kitapların kendine has türüne yine kendine has üslubuyla “tirildeme türü” adını veriyor.Hem yoğun bir metafizikle hem de pozitif bilimin “her şeyin bir açıklaması vardır” tavrıyla beraber ilerleyen Yatır’da, Sarp’ın çok sevdiği iki arkadaşı lanetten etkilenince kahramanımız da ister istemez kendisini olayların ortasında buluyor. Bu esrarengiz evin sırrı yavaş yavaş çözülürken kitabın tüm karakterleri de kendi sorunları ve korkularıyla yüzleşmek zorunda kalıyor. Kitap bu yönüyle, korkuların temelinde yatanın aslında insanın kendi aklı olduğunu bizlere bir kez daha hatırlatıyor. Muska ve Öte Yer’deki yerin ruhu çizgisi burada da çok güçlü. Artiz berber, radyolu bakkal, avare kasap, mahallenin maskotu sokak serserileri ve benzeri karakterler olağanüstü öyküyü gerçeğe boyuyorlar.Sadık Yemni okurlarının artık aşina olduğu paralel evrenler “Yatır”da da var tabii. Yemni bu kez ayna imajını sıkça kullanarak, her şeyin bir ikizinin olduğundan bahsediyor. Yani biz aynanın solundayız, soldaki evrende yaşayıp gidiyoruz. Ancak bir de aynanın sağ tarafı var, sağ evren. Yazar kitabın geçtiği İzmir’in sağına İzmirella adını vermiş ve tüm yatır karmaşasını sonuçta bu paralel evrenin sırrıyla bütünleştirmiş. Paralel evrenleri kendi çıkarları doğrultusunda kullanmak isteyenler, tarikatlar, masonlar, gül haçlılar da kitabın kilit noktalarını oluşturmuş. “Yatır”, ülkemizde neredeyse kemikleşmiş bir hurafeyle dalgasını geçerken bunu korku, gerilim, fantazi, bilimkurgu ve hatta polisiye türü birbirine iyi bir şekilde harmanlayarak yapıyor. Sarp Sapmaz maceralarının sıkı takipçileri bu kitabı zaten kaçırmayacaktır eminim; ama ‘Yatır’ sadece onlar için değil, güzel kurgulanmış, sürükleyici ve keyifli bir roman arayan herkes için iyi bir tercih…”
Gaye Şahin (Referans Gazetesi 05.05.2005
Tags:
yatır kitap
Eki 27
Muska - Everest Yayınları (2007)
Türü: Polisiye, fantezi, korku, gerilim,mistisizm ve bilim. 310 sayfa
İzmir’in bir roman başkişisi olarak en eğlenceli maceraları yaşadığı kitaplar, hiç kuşku yok ki, Sadık Yemni’nin haşarı delikanlısı Sarp’ın öykülerinin dile geldiği kitaplar. Bu dizinin ilk kitabı olan Muska’da Sarp altmışlı yılların İzmir’inde, bu dünyanın ve diğer dünyanın birbiriyle rastlaştığı o ince çizgideki serüvenleriyle okurun karşısında. Gizemli gerçekler, büyücü yaşlı kadınlar ve Levanten kimliğinin son demlerini yaşayan İzmir…ve delifişek, kimya meraklısı bir delikanlı olan Sarp. Günümüz Türk edebiyatında örneğine çok sık rastlamadığımız büyülü, cinli, perili öyküler, Sadık Yemni’nin elinde tadına doyulmaz bir okuma şölenine dönüşüyor.
Tags:
muska kitap
Eki 27
WordPress’e hoş geldiniz. Bu sizin ilk yazınız. Bu yazıyı düzenleyin ya da silin. Sonra blog dünyasına adım atın!
Recent Comments