Mizah Yazıları Add comments
PÜF  Püfffff. Yakın maziyi örten tozlar havaya. Bir süre arka arkaya ciddi konular yazdıktan sonra yine İzmir Atatürk lisesinin yakın tarihindeki eşsiz öğretmenlerini vefa borcum olarak portrelemeye devam ediyorum. 60 sonlarının şimdilerde sadece nostalji salıncağı değil, günlük hırgürden, gerilimden bir okuma süresi de olsa sıyrılıp dinlenecek yer sunan bir kesidine uzanalım. Fizik öğretmenimiz Sabahattin Öktem bey çok nevi şahsına münhasır bir tipti. Takma adı Püf’tü. Gençliğinde sık sık meselenin püf noktası dediği için lakabı Püf’e çıkmıştı. Lisenin en tanınmış hocalarından biriydi. Çok iyi fizik öğretirdi.      Çok dakikti. Dersin başlamasına bir dakika kala arabasını sınıfın solundaki boş yere park ettiğini görürdük.  Soğukkanlılığı, sakinliğiyle dikkati çekerdi. Bir yıl boyunca hiçbir zaman bağırıp çağırdığını duymadım. Aheste aheste konuşurdu. Mani şeklinde aforizmalarıyla ünlüydü. Bir gün derste sırıtmam üzerine doğaçlamayla bir şöyle bir mani döktürmüştü.  Sadık Yemni,Tebessüm yüzün en güzel çiçeği,Ama yersiz olursa,Tezek böceği. Bunu kendine has yavaşlıkla ve uzun aralarla söylemesi hâlâ gözümün önündedir. Arada bir bu makamda fıkralar da anlattığı olurdu.  Bir gün bir köye yeni öğretmen gelir. Aradan birkaç gün geçtikten sonra bir şey dikkatini çeker. İnsanlar cami avlusunda abdest alırlarken normal hareketlerin yanı sıra kıçlarını ileri geri oynatıyorlarmış. Bunu her defasında tekrarladıkları için dikkatini çekmiş ve araştırmış. Parmaklar yıkanırken yüzük varsa ileri geri oynatılarak oraya da suyun değmesinin sağlanmasıyla ilişkisini keşfetmiş. Püf fıkrayı şöyle bitirmişti. “Meğerse cahil imam yüzüğü büzük anlamış. Millete yüzük yerine büzüğü oynattırıyormuş” Okulun iki tanınmış fizikçisinden biriydi Püf. Diğeri de Sururi beydi. Durum 429’dan şu satırların aralarındaki ilişkiye ışık tutacağını düşünüyorum.  “İşte çocuklar bu gördüğünüz tesir makinesidir. Şu daire şeklindeki levhaların arasında fırçalar vardır. Şu kol çevrilince bunlar birbirlerine sürter ve  elektrik oluşur. 1-2 milyon volt kadar. Elektronlar şu gördüğünüz boynuzun ucunda birikir ve diğerine atlar. Amperi çok düşüktür yalnız. Bir zarar vermez ya.”  Sururi’yi bu deneyi yapması için gaza getirmiştik. Tesla cihazı da denen aletten ürkmekteydi açıkça. Bir gün bahsi açıldığında fizikçi Püf’ü kastederek, “O köse pezevenk bir gün kömür olup gidecek. Biz de biliriz bir milyon, iki milyon, hatta bin voltla deney yapmayı.” demişti. “Siz daha iyisini bilirsiniz hocam,” falan diyerek, konuyu sürekli gündemde tutarak şu içinde bulunduğumuz ana intikal etmiştik.  Aradan yıllar geçti. Kuzey Avrupa’nın bir ülkesinde ondan öğrendiğim fizikle hâlâ lise öğrencilerine özel ders verebilmekteyim. Altmışlı yıllarda öğrendiğimiz fizik kırk yıl sonra bir endüstri ötesi toplumda gücünü püflemeye devam ediyor.  Sevgili Sabahattin beyi  hayır ve rahmetle anıyorum.                              ————————
Etiketler:, , , , , ,


Leave a Reply

You must be logged in to post a comment.

2011 Sadık Yemni. Bulk email software .